 |
|
 |
SUYUN TANIMI
|
| |
Su hidrojen ve oksijenden
meydana gelen kararlı bir moleküldür.

Suların niteliğini çözünmüş maddeler, askıda katı maddeler, organik
maddeler, tat ve koku veren maddeler, fenoller ve bakteri varlığı
belirler.
Su, kimyasal olarak hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşan; sıvı,
katı ve gaz halde bulunabilen bir maddedir. Yaşamın kaynağı olan su;
bitkilerde, hayvanlarda, insanlarda tüm canlı organizmalardaki temel
girdidir. İnsanların içmeleri gereken su miktarı, vücut ağırlığına ve
aktivitelerine göre değişmekle birlikte, günde 2-3 lt civarındadır.
Dünya üzerinde bulunan tatlı su miktarı 1.4 milyar km3'tür. Bu miktarın
ancak % 8,5 'i kullanılabilmektedir.Dünya nüfusunun 6 milyarı aştığını
|
 |
|
düşünecek
olursak, 21. y.y. 'da su savaşları tahminlerini pek de yabana atmamak
gerekmektedir. Zaten günümüz insanı suyun değerini daha iyi
açıklayabilmek için ona "Mavi Altın" adını takmıştır.
|
Yüzyıl başındaki dünya nüfusu
1.6 milyar iken 20. yüzyıl sonunda bu rakamın 6 milyara ulaşması, su
tüketimini doğal olarak artırmış olsa da su tüketim artışının bir diğer
nedeni de sanayileşmiş ülkelerde kişi başına düşen su tüketiminin artmış
olmasıdır. Su tüketiminde en yüksek rakama sahip olan ülke ABD'dir.
Günlük kişi başına 700 litre su tüketimi ile bu rakam bir Senegallinin
su tüketiminin 24 katıdır.
Tatlı su kullanımı esas olarak 3 alanda olmaktadır. Tarım, endüstri,
gıda sektörü ve konutlar 20. yüzyılın başında % 90,5 olan tarımda su
kullanımının payı günümüzde % 69'a inmiştir. Ancak halen azgelişmiş
|
 |
ülkelerde tarım sektörünün
ağırlıkta olmasından dolayı bu ülkelerde tarımda kullanılan su
Afganistan, Sudan gibi sıcak ve kurak ülkelerde olduğu gibi % 90'a
çıkabilmektedir. Günümüzde endüstri ve enerji sektörü suyun % 23'ünü;
gıda ve konutlar da % 8'ini kullanmaktadır.
|
Dünya sağlık teşkilatının (WHO)
verilerine göre 3. dünya ülkelerindeki hastalıkların % 80'i sağlıksız ve
yetersiz
su kullanımından kaynaklanmaktadır. (malarya, tifo, kolera, dizanteri)
Yılda iki milyar insan bu hastalıklardan birisine yakalanmakta ve 5
milyon yetişkin insan bunun sonucu hayatını kaybetmektedir. (WHO 1992
Dünyamız ve Sağlığımız Raporu)
Ayrıca su ile bağlantılı hastalıklardan dolayı 5 yaşın altında 14 milyon
çocuk her yıl yaşamını kaybetmektedir. Oysa ki aynı kaynağa göre kişi
başına yıllık 5 franklık bir harcama ile bu suyun neden olduğu
hastalıkların önüne geçilebilir ve ölümler önlenebilir.
1995 yılı Dünya Bankası'nın raporuna göre dünya nüfusunun % 22'sinin
evinde hala içme suyu mevcut değil. Bir kaç ülke özelinde göz atacak
olursak Kamboçya %13, Çad'da % 24, Orta Afrika % 18, Gine, Madagaskar %
29, Angola ve Mozambik %32, Küba % 90, Türkiye %92, ABD % 90, İran'da %
91 evde içme suyu bulunurken Irak'da bu rakam %56, Suriye de %71'dir.
Fransa, İsviçre, Finlandiya, Almanya, Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde
evlerin tamamında % 100 içme suyu vardır. |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |